Çankırı İli Eldivan İlçesi Akçalı Köyü Eğitim Kültür ve Dayanışma Derneği
Anasayfa Yap| Sık Kullanılanlara Ekle | Bize Ulaşın | Çankırı Eldivan Akçalı Köyü Eğitim Kültür ve Dayanışma Derneği Yönetim Kurulu'nu çalışmalarından ötürü tebrik eder, başarılarının devamını dileriz. Üyelerimizin de desteklerini bekliyoruz.
       
15.03.2010 15:06:20
.:: Ana Menü ::.
Anasayfa
Nüfus Kütüğü
Şiirler
Videolar
Fotoğraf Galerisi
Ziyaretçi Defteri
Muhtarlarımız
Derneğimiz
Akçalı
Eldivan
Çankırı
Telefon Rehberi
Yaran
Hikayeler
Genek Sözlüğü
Deyim ve Atasözleri
Şehit ve Gaziler
Lakaplar
Mevkiler
Sorunlarımız
E-Posta
.:: Üye İşlemleri ::.
 Kullanıcı Adı:
 Şifre:
Şifremi Unuttum
Yeni Kayıt
.:: Yönetim ::.
2008-2010 Akçalı Köyü Dernek Yönetimi
Akçalı Köyü Dernek Yönetim Kadrosu

2006-2008 Akçalı Köyü Dernek Yönetimi
Akçalı Köyü Dernek Yönetim Kadrosu

2004-2006 Akçalı Köyü Dernek Yönetimi
2004-2006 Akçalı Köyü Dernek Yönetim Kadrosu

.:: Reklamlar ::.

Reklamlar

d

Akçalı (Genek) Köyü
 


Tarih


      1071 Malazgirt Meydan Savaşı'ndan sonra Türkler Anadolu'ya yoğun bir şekilde gelmeye başladılar.Çankırı'yı 1082 yılında Alparslan'ın kumandanlarından Emir Karatekin Bey fethetti.Çankırı topraklarına da Oğuz boyları yerleşti.Eldivan ilçesine bağlı Dümelli Köyü, Genek Köyü, Şabanözü'ne bağlı Karaköçek (Karakoçaş) Köyü ve Orta Kırsakal Köyü Kırgız (Kazak) Türklerindendir.Kırgızları Keçiyüz, Küçükyüz boyundan Alimoğlu uruklarındandı.

      Kırgızlar genellikle kısa boylu ve tıknaz geniş omuzlu ve geniş enselidirler.Kara ve çekik gözlü seyrek sakallı çene kemikleri belirgin basık alınlı ve yuvarlak yüzlüdür.Erkekleri yaşlandıkça şişmanlarlar.Kuvvetli bünyeye sahiptir.Uzun ömürlü olurlar.Yürürken hantal ve beceriksizdirler.

      1074 veya daha önceleri gelip yerleştikleri tahmin edilmektedir.Çankırı'da bunların dışında Kırgız boyundan yerleşenler olmamıştır. Emir Karatekin Beyin kumandanlarından olan Sarıyanık (Sarı) Baba Çankırı'nın fethinde yararlılık göstermiştir ve kendisine Genek, Gedene , Mudun ve Saray Köylerinin aşarı (vergisi) verilmiştir.

Hacı Murad-ı Velî

      Horasan erenlerinden(Alperen) olup 1117 yılında Türkistan'da doğdu. Tosya Çankırı bölgesinde yerleşen Aliyyülbük'ün oğludur. 1187 yılında 70 yaşında iken seydiköy'e gelip yerleşti. Soyu Hz Ali(R.A) vasıtasıyla Hz Muhammed'e (S.A.V) dayanmaktadır. Köyün adı bu yüzden Seydiköy olmuştur.Annesi Hatice hanım Ahlat köyünde, oğulları Elvan Seydi Orta ilçesi Elmalık kasabasında Abdulgaffar Çelebi babasının türbesinde, Pir Ali Çelebi ise Çubuk ilçesine bağlı Selek köyünde medfundur.

      Hacı Murad-ı Veli'nin Seydi köye yerleşerek tekke kurması Türklerin bu bölgelere yerleşmesine rum ve ermenilerin bölgeyi terk etmelerine terk etmeyenlerin de Müslüman olmasına vesile olmuştur.1207 yılında 90 yaşında iken vefat etmiş ve tekkeye defnedilmiştir.
 


İlk Yerleşim Yeri

      Roma ve Bizans dönemlerinde de yerleşim yeri olduğu anlaşılan Genek köyü bahçelerin içinde Karadere'nin kuzey doğusuna yerleşmiştir. Doğusu Güney Bağları ve Harmandere mevkileri, Batısı bahçelikler ve Arpalık mevkii, Kuzeyi Köyüstü mevkii, Güneyi ise Pınarbaşı mevkiidir.Eski su yolları ve ören yerleri bilinmektedir.

      1402'de Timur ve Yıldırım Beyazıt arasında Çubuk ovasında yapılan Ankara savaşında Kastamonu emiri İsfendiyar bey Timurun yanında yer aldı. Orta ovasında bulunan Osmanlı ordusu dağılınca Çankırı tamamen yağmalandı yakılıp yıkıldı. Yağmalamada Genek ve Gedene köyü (Eski yerleşim yeri olan yağmur baba tepesidir.) yerle bir edildi. Kurtulanlar köylerini terk ettiler. Daha sonra Genek Köyü ağılların bulunduğu dere içine bu günkü yerine kuruldu. Gedene köyü de bu günkü yerine yerleşmiştir. 1519'da baş gösteren Celeli isyanlarında Çankırı çok zarar görmüştür. Köyleri basılmış yakılıp yıkılmış vergileri arttırılmıştır. Huzuru ve can güvenliği kalmayan ahali başka illere göç etmiştir. genek köyünün de nüfusunun büyük bir çoğunluğu köyü terk etti. Konar göçer olan Yörük aşiretleri de Genek köyü halkına büyük zarar vermişlerdir. Kızılırmak vadisinde kışlayıp baharda Sanı yaylasına çıkar , kar yağmadan da geri dönerlerdi. Devlete vergi de vermeyen Yörükler Kapısız askerleriyle birlikte zorbalıkla para ve yiyecek alırlardı.

      1792 III. Selim döneminde kurulan Nizam-ı Cedid ordusu Çankırı merkezde tabur olarak eğitime başlamıştır. Binbaşı Musa Ağa'nın yönetimindeki kışlanın ihtiyaçları Çankırı halkı tarafından karşılanmıştır. Askerlerin ihtiyacı olan 6000 yük odun, 4000 kile buğday ve yarma köylerden toplanmıştır. Ayrıca sefere giden askerlerin donanımı ve yol haşlıkları da vergi olarak köylerden zaman zaman toplanmıştır.

      Bu yıllarda köye gönderilen yazılı bir emir Çankırı ve köylerinde Çok meşhurdur; ''Genek, Gedene, Mudun üçünden yüzer yük odun........!''

      1600'lü yıllarda konar göçer aşiretlerin mecburi iskana tabi tutulması hakkında devlet emir yayınlamıştır. Maruf köyünün bu dönemde yerleştirildiği Kalecik sınırları içinde kışlayan Akkuzu cemaatinden oldukları sanılmaktadır. Genekliler, hayvancılık yapıyorlardı buğday arpa üzüm ve sebze yetiştirirlerdi. sebzelerden marul, soğan ve özellikle kabak yetiştirirlerdi. Bu yüzden bahçelere hala kabaklık denmektedir. Bağcılık Roma ve Bizans döneminde de yaygın olarak yapılmaktaydı. Genekliler de bağcılığı devam ettirdiler. Sırasıyla; Derebağlar, Öziçi, Güney bağları, Mantarlık bağları ve Değirmenaltı bağları toplu bağ tesisleridir. Maruf'un yazıları Geneklilerin tarlalarıydı, yayla ve otlaklar Genek, Gedene, Maruf ve Kamış köyü tarafından müşterek olarak kullanılıyordu. 18-19'uncu yüzyılda Genek köyünüzorla buralardan uzaklaştırmışlardır.

      1914 yılında Çankırı'da 38'inci piyade alayı kuruldu. Askerin tamamı Çankırı ve ilçelerinden geliyordu. Bu alay Balkan Harbine asker gönderdi. Sarıkamış harekatında da çok sayıda asker vermiştir. 1915 Çanakkale savaşına alay olarak katılmıştır ve tamamına yakını şehit olmuştur. Çankırı bu sebeple en çok şehit veren illerin başında gelmektedir. 1921 yılında savaştan ve salgın hastalıklardan ölenlerin sayısı 10 bini geçmiştir. 1918 Mondros Mütarekesinden sonra cepheden dönen askerler asayişi bozmuş, hayvan hırsızlığı, yol kesme ve eşkiyalık almış başını yürümüştür. 1895 sayımında 377 olan Genek nüfüsu 1945 sayımında 437 olmuştur. 50 yılda 60 kişi artmıştır. Yıllık ortalama %2,5 nüfus artışı ile hesaplandığında 377+1250=502 olması beklenirken 65 kişinin savaştan veya salgın hastalıklardan öldüğü düşünülebilir. Zaten yaklaşık 40 kişinin şehit ve kaybolduğu askeri arşivlerden tespit edilmiştir. Çankırı'da 894, 1509, 1719, 1766, 1940, ve 1945 yıllarında büyük depremler olmuştur.

      1925-26 yıllarında Dümelli çetesi ortaya çıkmış Eldivan, Korgun ve Şabanözü üçgeninde halkın mallarını hırsızlık veya zorbalıkla ellerinden almış, korku ve dehşet salmıştır. 1926 yılında jandarma tarafından etkisiz hale getirilmiştir.

      1921 de Kastamonu- Ilgaz üzerinden nakledilen cephaneyi Ankara'ya ulaştırmak için amele taburları kurulmuştur. Genekten de katılanlar olmuştur. 1900'lü yıllardan itibaren gurbetçilik başlamış genellikle İstanbul'da öküz arabacılığı ve hamallık , İzmir'de inşaat işçiliğinde çalışmışlardır. 1930 'lu yıllarda Ankara-Zonguldak demiryolunun yapımında çok insan çalışmıştır.

Sosyal Yaşam

      Kış aylarında yaren ocakları kurulur , gençler ve yaşlılar ayrı ayrı yaren yaparlardı. Yaren geleneği Türklerin Orta Asya'dan getirdikleri bir ahilik geleneğidir. Zaman içinde Bektaşilik, Mevlevilik ve Yunus ekolüyle olgunlaşmıştır. Eğlenceden çok disiplin, saygı sevgi, hoşgörü, yardımlaşma ve toplumda birey olarak yer almaktır.

      Yarenler ; düğün, ölüm, imece, güvenlik gibi işlerde ön plandadır. Fakirin , hastanın tarlası sürülür, ekini biçilir, odun ihtiyacı karşılanırdı. Köy odalarında yolcu ve yabancıların yemek ve yatak ihtiyaçları karşılanır, hayvanların yemleri verilirdi. Köy yaşantısını oto kontrol sistemiyle geleneklere bağlı olarak sürdürülürdü.

Yemekler

      Tarhana aşı , yarma aşı, kabak aşı, kelem aşı, sütlü aş, bulgur pilavı, bulgur köftesi, iri hamur, cimcük, fıt fıt, tirit, pıhtı. Tatlıları; höşmerim, un helvası, peliza, kabak tatlısı, kıtır helva, çekme helvadır.

Akçalı Köyüne Ait Şiveler

      Sesli harfleri yanlış kullanırlar.

      E yerine İ, eşşek-işşek, sel-sil, tel-til, yel-yil, seyrek-siyrek, deynek-diynek, tez-tiz, bez-biz,

      Ü yerine Ö, büyük-böyük

      S-Ç yerine C, küçük-güccük,

      İ yerine Ü,gelir- gelür, demir-demür, devir-devür

      R harfini kelime başında kullanmazlar. Ramazan-İramazan, Recep-İrecep, rüzgar-örüzgar, rahat-irahat.

Şamanizm'den Kalma Bazı İnanışlar

      Türbe ve kutsal sayılan ulu ağaçlara çaput bağlama

      Güneş ve ay tutulmalarında davul çalma ve silah atma

      Yağmur ve dolu yağdığında dinmesi için sacayağı ve ekmek teknesini ters çevirerek dışarı atmak,

      Düğünlerde ateş yakarak sinsin oynamak

      Damadı ateşten atlatmak

      Düğünde kapıya yağ sürmek ve çivi çakmak

Uğurlu Sayılanlar

      Bağ ve bahçelere kuru at ve öküz başı asmak

      Yapılara at nalı asmak

      Ekili alanlara iğde dalı dikmek

      Yolculukta tilki görmek

      Cam eşyaların kırılması



Uğursuz Sayılanlar

      Köpek uluması

      Baykuş ötmesi

      Eşiğe basmak, oturmak

      Ocak başında uyumak

      Güneş doğarken ve batarken yemek, içmek, uyumak

      Mezarlıkta uyumak

d
.:: Saat ::.

.:: İlanlar ::.
.:: Anket ::.
Sitemiz hakkındaki düşünceleriniz.
Çok kullanışlı %59
Daha iyi olabilir %19
idare eder %0
Karmaşık %2
Çok kötü %17
.:: Tavsiye Et ::.
   İsim:
   Tavsiye
      adresi:
 
.:: Müzik ::.


.:: Linkler ::.








Çankırı İli Eldivan İlçesi Akçalı Köyü Eğitim Kültür ve Dayanışma Derneği - İstanbul © 2006
Reklam vermek ve site yönetimi ile irtibata geçmek için
genek@genek.org adresinden bize ulaşabilirsiniz.